Geçtiğimiz günlerde İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı bir açıklama yaparak, "İzmir’e yeni taksi lazım değil, sayı yeterli, ihale yapılmasına gerek yok" dedi. Sayın Başkan, kağıt üzerinde rakamlar yeterli görünebilir ama biz rakamlara değil, o araçların içine biniyoruz. Mesele sadece araç sayısı ya da araçların eski olması da değil; asıl mesele o direksiyonun başındaki zihniyet!
Bir yolcu olarak araca biniyorsunuz; şoförün gömleği bir tarafta, saçı sakalı birbirine karışmış, elinde sigara... Aracın içi duman altı, ağır kokulardan nefes almak mümkün değil. Trafikte giderken herkesle kavga eden, direksiyon başında kendi kendine küfürler savuran şoförler türedi. Beyler, kendinizde misiniz? O arkada savurduğunuz küfürleri bizler, eşlerimiz, çocuklarımız duyuyor!
İzmir gibi bir Avrupa kentine, bir turizm şehrine bu görüntü yakışıyor mu? Sizler bu şehrin vitrinisiniz, İzmir’i temsil ediyorsunuz. Elbette işini layığıyla yapan, her gün tıraşını olan, kılık kıyafetine özen gösteren, nezaket sahibi şoför kardeşlerimizi tenzih ediyorum; onlara teşekkür borçluyuz. Ancak sayıları her geçen gün azalan bu "beyefendi" şoförlerin yerini, kimin bindiği belli olmayan bakımsız araçlar alıyor.
Buradan Şoförler Odası Başkanı’na sesleniyorum:
Sayın Başkan, sadece koltukta oturup "taksi sayısı yeterli" demekle bu işler yürümüyor. Denetim nerede? Eğitim nerede? İzmir halkı taksi bulsa bile içine girmeye çekiniyorsa, orada büyük bir yönetim zafiyeti var demektir. Bu şehre yakışmayan, turizme balta vuran, vatandaşına saygı duymayan bu düzene artık bir "dur" demenizin vakti gelmedi mi?
İzmir halkı sadece taksi değil, güvenli ve huzurlu bir ulaşım istiyor!