İzmir yerel siyasetinin nabzını tutan Gündemin Nabzı programı Mustafa Tübcel’in moderatörlüğünde Köşe Yazarı Önder Şengüler ve Gazeteci Arif Çayan; Çeşme, Karabağlar ve Konak belediyeleri hakkındaki ağır iddiaları gündeme taşıdı. Programda özellikle "İstanbul’dan ithal bürokrat" dönemi, son dönemde yerel yönetimler hakkında gündeme gelen iddiaları ve belediyelerdeki denetim süreçleri masaya yatırıldı.
Çeşme’de Uyuşturucu Operasyonu ve "Torbacı" İddiası
Programın açılışında Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin, kamuoyunda "ünlülerin torbacısı" olarak bilinen ve uyuşturucu ticaretiyle suçlanan bir şahısla olan yakınlığı nedeniyle ifadeye çağrıldığı iddiaları konuşuldu. Gazeteci Önder Şengüler, söz konusu şahsın itirafçı olduğu bilgisinin basına yansıdığını belirterek, "Bu şahısla belediye başkanının geçmişe dönük tatil fotoğrafları mevcut. Siyasette öngörü ve okuma önemlidir; ben daha önce 5 yolsuzluk, 1 uyuşturucu operasyonu beklediğimi söylemiştim" dedi.
"İzmir’i Navigasyonla Gezen Bürokratlar mı Yönetiyor?"
Programın en dikkat çekici başlığı, İzmir’in önemli ilçelerinde göreve getirilen üst düzey bürokratların İstanbul kökenli olmasıydı. Önder Şengüler; Çeşme, Konak, Karşıyaka, Bornova, Karabağlar ve Kınık belediyelerindeki başkan yardımcılarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kökenli olduğunu iddia ederek şu eleştirilerde bulundu:
"4,5 milyonluk İzmir’de bürokrat mı kalmadı? İstanbul’dan gelen bu isimler ilçeleri tanımıyor. Navigasyonla ilçe binası arayan meclis üyeleri var. Çeşme’de İstanbul’dan gelen bürokratların 100 bin TL’lik kira bedellerini ve lüks araçlarını belediye maaşıyla nasıl karşıladıkları sorgulanmalıdır." dedi
“İstanbul sevdası” ve atama tartışması
Önder Şengüler, İzmir’de bazı CHP’li belediyelerde belediye başkan yardımcılığı gibi kritik görevlere İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmış isimlerin getirildiği yönünde iddialar bulunduğunu, bunun “İmamoğlu yapılanması” olarak yorumlandığını söyledi.
Şengüler; Çeşme, Konak, Karşıyaka, Bornova, Karabağlar ve Kınık’ı örnek göstererek bu ilçelerde başkan yardımcılarının İstanbul bağlantılı olduğu iddiasını dile getirdi.
Mustafa Tübcel ise belediye başkanlarının kendi ekipleriyle çalışma hakkı olduğunu belirterek “İstanbul’dan yönetici getirilmesine neden bu kadar tepki gösterildiğini” sordu. Şengüler, yerel yönetimlerde bölgeyi tanımanın kritik olduğunu, dışarıdan gelen bir yöneticinin kente uyumunun zaman alacağını savundu.
“İstanbul firmaları” ve ihaleler tartışması
Mustafa Tübcel, AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca’nın İzmir Büyükşehir Meclisi’nde yaptığı açıklamalara atıfla, Çeşme’deki bazı ihalelerin “İstanbul merkezli firmalara gittiği” yönünde iddiaların gündeme taşındığını hatırlattı.
Karabağlar’da “müfettiş görevlendirildi” açıklaması
Programda Arif Çayan, Karabağlar Belediyesi’ne yönelik bir müfettiş görevlendirildiğini ve müfettişin göreve başladığını söyledi. Çayan, müfettişin geliş nedeninin yalnızca “kapatılan benzin istasyonu” meselesi olmadığını; daha önce basına yansıyan çeşitli iddiaların da sürece dahil olduğunu ileri sürdü.
Çayan, bazı ihalelerle ilgili “ihale tarihi şirket kurulmadan önce” gibi usulsüzlük iddialarının konuşulduğunu, bu yönde dosyalar olduğunu öne sürdü. Ayrıca belediyeye bağlı bir işletmedeki havuzla ilgili şikâyetleri gündeme getirerek, havuz nedeniyle bazı vatandaşların rahatsızlandığı, mühürleme süreci yaşandığı ve buna rağmen yeniden müşteri alındığı iddialarını dile getirdi. Çayan, elinde hastane raporları bulunduğunu belirtti.
Çayan’a göre, müfettiş inceleme sırasında hesap hareketleri ve banka ekstrelerine ilişkin bilgi talep etti; şirket yetkilisinin bu belgeleri vermek istemediği iddia edildi. Konunun İzmir Valiliği’ne taşındığını ve dosyanın bu aşamada olduğunu söyledi
Siyasette "Sessizlik" Sorusu: "Neden Mahkemeye Vermiyorlar?"
Moderatör Mustafa Tübcel, AK Parti grup başkanvekilleri ve meclis üyelerinin (Hakan Yıldız, Uğur İnan Atmaca, Fırat Eroğlu) belediye başkanları hakkında çok ağır yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarında bulunduğunu ancak başkanların bu isimlere karşı dava açmadığını vurguladı. Tübcel, "Ben belediye başkanı olsam bu iddialar karşısında hemen mahkemeye giderim. Sessiz kalmak, iddiaları kabul etmek midir?" sorusunu yöneltti.
Önder Şengüler ise, “iddialar asılsızsa mahkemeye gidilmesi gerektiğini” belirterek dava açılmamasını “iddiaların altında bir şey olabileceği” şeklinde yorumladı.
Şengüler, AK Partili meclis üyelerinin “altı dolmayan” konuları kamuoyuna taşıyacağını düşünmediğini ifade etti.
Konak’ta "Zaza Yusuf" ve Ses Kaydı İddiaları
Konak Belediye Başkanı hakkında sosyal medyada dile getirilen iddialara değinen Arif Çayan, "Zaza Yusuf" lakaplı bir şahısla ilgili ses kayıtlarının olduğunu ve bir CHP İzmir Milletvekilinin bu şahsı cezaevinde üç kez ziyaret ettiğini öne sürdü. Çayan, "Bir milletvekili neden bu şahsı ziyaret eder? Kimin arasını yapmaya çalışıyor?" diyerek konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.
"İzmir’e Hakaret"
Mustafa Tübcel, programın sonunda yerel yönetimin bir şirket veya spor kulübü olmadığını hatırlatarak, "İzmir’i tanımayan, sokağını bilmeyen insanların dışarıdan getirilmesini bir İzmirli olarak şehre yapılmış bir hakaret olarak nitelendiriyorum" dedi.