İZMİR

İzmir Gazeteciler Cemiyeti’ne Sert Tepki

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan ile İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Dilek Gappi arasındaki bildiri gerilimi, sahada çalışan gazetecilerin ve hukukçuların sert tepkisine yol açtı.

Loading...

> İzmir

Abone Ol

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan ile İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Dilek Gappi arasındaki bildiri gerilimi, sahada çalışan gazetecilerin ve hukukçuların sert tepkisine yol açtı. Gündemin Nabzı programında cemiyetin temsil gücü, tarafsızlığı ve gerçek gazetecilerin yaşadığı sorunlara duyarsızlığı sert bir dille eleştirdi.

KRİZİN PERDE ARKASI VE TARTIŞMANIN ODAK NOKTASI

AK Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan’ın Bergama ziyareti öncesinde yerel basında yer alan "siyasi transfer" iddialarına verdiği sert yanıtın ardından, İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin (İGC) İnan’a karşı kurumsal bir bildiri yayınlaması tartışma yarattı.

"Gazeteci de siyasetçi de eleştirilebilir. Ancak İzmir Gazeteciler Cemiyeti bugün bir milletvekiline karşı bu kadar sert bir bildiri yayınlayabilirken, İzmir’in son yıllarda yaşadığı belediye operasyonları, kamu zararı iddiaları ve yolsuzluk tartışmalarında neden aynı kurumsal sertliği ve duruşu gösteremedi?" sorusu etrafında şekillendi.

Mustafa Tübcel:

"Bu Ne Perhiz, Bu Ne Lahana Turşusu! Biz Sizin Siyasi Şovlarınıza Alet Olmayız"

"İzmir Gazeteciler Cemiyeti bugün bir milletvekiline karşı bu kadar sert ve görünür bir açıklama yapabiliyorsa, İzmir’in son yıllarda yaşadığı çok daha ağır kamu meselelerinde neden aynı kurumsal sertliği gösteremedi? İzmir’in parasını, kamu kaynaklarını ilgilendiren böylesine ciddi tartışmalar yaşanırken cemiyet yönetiminin 'İzmirli’nin parasının hesabı verilmeli, kamu kaynakları şeffaf kullanılmalı' çıkışlarını neden hiç göremedik?"

"Biz sizin üyeniz falan değiliz. Size üye olmayı ya da bizi gazeteci olarak kabul etmenizi önemsemiyoruz. Seçilip cemiyeti bir partinin arka bahçesi gibi kullanmanız hoşumuza gitmiyor."

"Hangi gazetecinin kapısını çaldınız şimdiye kadar? Gazeteciler yaşam mücadelesi veriyor. Gazetecilik ticari kaygılarla yapılmaz, sevdayla yapılır. Gazeteciler her zaman fakirdir kardeşim; özel uçakları, yatları olmaz."

"Geçmiş dönem cemiyet başkanı Atilla Sertel milletvekili oldu. Siz de milletvekili olmak istiyorsanız gazetecileri basamak olarak kullanmayın! Biz sizin siyasi şovlarınıza alet olmayalım. İzmir’in hak ve menfaatleri karşında aslan gibi durun, biz de arkanızda duralım. Gariban gazetecinin kapısını çalın, maaşını alamayan personele yardımcı olun, alnınızdan öpelim. Ama böyle değil!"

ÖNDER ŞENGÜLER

"Dilek Gappi Siz Eyüp Kadir İnan’a Parmak Sallayamazsınız, Haddinizi Bilin"

"Dilek Gappi’ye buradan seslenmek istiyorum. Ben gazeteci değilim; AK Parti’de yıllarca görev almış, AK Parti’ye yakın bir ismim ve tarafımı net belli ediyorum. Fakat siz de tarafsınız Sayın Dilek Gappi. Gazeteci taraf olamaz! Siz Gazeteciler Cemiyeti’ni direkt Cumhuriyet Halk Partisi’nin arka bahçesi haline çevirmişsiniz."

"Siz Eyüp Kadir İnan’a parmak sallayamazsınız, bu sizin haddiniz değil! Eyüp Kadir İnan AK Parti Genel Sekreteri’dir. Bir milletvekili için bildiri yayınlıyorsunuz; peki terörle mücadele ve ülke gündemine dair 50 yıllık süreçlerle alakalı cemiyet olarak bir basın açıklamanız veya bildiriniz oldu mu? Ben takip ettim, göremedim."

"İzmir’de bir sürü gazeteci arkadaş personel çıkartıyor, ofis kapatıyor, kira ödeyemiyor. Hangisine destek oldunuz? Bir önceki dönem AK Parti’nin İzmir’de 6 belediyesi vardı, neden gazetenize AK Partili belediyelerden tek bir reklam almadınız? Çünkü tarafsınız! Bırakın siyasetçi olun, zaten milletvekili olmak istiyor gibi bir izleniminiz var."

MURAD İDİKURT

"Devletin Mahkemeleri Gazeteci Kabul Ediyor; Cemiyetin 'Bütün Gazetecileri Temsil Ediyorum' İddiası Gerçek Dışıdır"

"İzmir’de CHP siyaseti temelde çift kutupluluk ve çatışma üzerinden gider ki yereldeki başarısızlıklar örtülsün. Sayın Dilek Gappi’nin seçilme hakkı kapsamında milletvekili olmak istemesi anlaşılabilecek anayasal bir durumdur. Ancak cemiyet ismini kullanıp bildiri yayınlayarak siyasi kariyer peşinde olmak doğru değildir."

"Hukuki açıdan bakarsak: İzmir Barosu açıklama yapınca baroya kayıtlı tüm avukatları bağlar çünkü avukatlık için baro kaydı şarttır. Fakat İzmir’in yetiştirdiği en değerli gazeteciler cemiyet üyesi bile değil."

"Adli makamlar, Asliye Ceza Mahkemeleri ve İstinaf kararları; basın kartı veya cemiyet üyeliği olsun olmasın, haber yapan kişileri beraat kararlarında gazeteci kabul ediyor ve bunu basın özgürlüğü kapsamında değerlendiriyor. Devletin yargı makamları kişiyi gazeteci sayarken, Sayın Gappi neye göre değerlendirme yapıyor? Üye sayısı artınca koltuğunu kaybedeceğinden mi korkuyor?"

"İzmir’de binlerce basın mensubu var ama cemiyet çok az sayıda üyenin oyuyla yönetiliyor. Sonuç olarak, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sıfatıyla İzmir’deki tüm gazetecileri temsil ettiği iddiası hukuken ve fiilen gerçek dışıdır."

ARİF ÇAYAN

"Ofisimizi Sel Bastı Aralarından Biri Aradı mı? Üyen Olmayan Gazeteye Nasıl Kınama Yollarsın?"

"Dilek Hanım’ın milletvekili olmak istemesine hiç şaşırmıyorum. Çünkü geçmiş dönem cemiyet başkanı Atilla Sertel de 'Milletvekili olmayacağım' dedikten sonra milletvekili oldu. Aynısını Dilek Gappi yapmak istiyor."

"Seçim döneminde Basmane’deki otelde kendisine destek verdik, masada oturduk. Bize 'İnternet gazetecileri için alt dernek kuracağım' dedi, aradan yıllar geçti hiçbir şey yapmadı. Sitemiz yurt dışı saldırılarla kapatıldı, defalarca mesaj attım, bir kere 'geçmiş olsun' demedi."

"2019-2020’de Menemen Belediyesi’ndeki yolsuzlukları haber yaptığımızda, o dönemin belediye başkanları WhatsApp gruplarında 'Ahmet Tübcel’e ekmek vermeyin' diye mesajlar yazarken Dilek Gappi neredeydi? Yanımıza gelip destek açıklaması yaptı mı? Hayır."

"Ayrıca bizim ofisimizi sel bastığında, bilgisayarlarımız, eşyalarımız mahvolduğunda tüm İzmir geçmiş olsuna geldi, milletvekilleri eşya taşıdı ama cemiyetten bir ses çıkmadı. Dahası, cemiyete üye olmayan Temiz Eller gazetesine ve Ahmet Tübcel’e kınama yazısı gönderip belge istediler. Sen Cumhuriyet Başsavcılığı mısın? Üyen olmayan adamdan nasıl belge istersin? Kınama gönderdikleri günün ertesinde de haber yapılan kurumun (İzdeniz) gemisinde Körfez turu yapıp fotoğraf paylaştılar. Herkes günü kurtarma peşinde."

SONUÇ VE ÇAĞRI

Yorumcular İzmir Gazeteciler Cemiyeti yönetimine seslenerek; gazeteciliği siyasi ikbal aracı olarak kullanmaktan vazgeçilmesi, tarafsız olunması ve şov yapmak yerine sahada gece gündüz çalışan, kiralık ofislerini kapatmak zorunda kalan ve binbir zorlukla haber yapan gerçek gazetecilerin sorunlarına odaklanılması gerektiği çağrısında bulundular. Siyaset yapmak isteyen yöneticilerin ise tarafsız kurumsal kimliklerin arkasına saklanmadan istifa ederek sahada siyaset yapması gerektiği altı çizilerek ifade edildi