Haber Detayı
08 Nisan 2021 - Perşembe 10:48
 
EGE ÜNİVERSİTESİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ DÖKÜLÜYOR
Araştırmacı Usta Gazeteci Ahmet Tübcel yazdı...
İZMİR Haberi
EGE ÜNİVERSİTESİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ DÖKÜLÜYOR

EGE ÜNİVERSİTESİ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ DÖKÜLÜYOR

Time35 televizyonunda yayınlanan Temizeller programın da Ege Üniversitesinin idari ve akademik yapısında dönen oyunları, çevrilen dolapları yapılan peşkeşleri yazılarımızla ve TV ekranlarında Temizeller Programında dile getirip gündeme taşımıştık.  Ege Üniversitesi Hukuk Müşavirliğin, her birinin belgesini ortaya koyduğumuz iddialarımıza akılcı, doyurucu ve kamuoyunu aydınlatıcı bilgi vermesi gerekirken, zannederiz ki Rektörü yanıltarak sanki programda dile getirdiğimiz iddiaları suçmuş gibi göstermek suretiyle yaptığımız TV programlarını adliye koridorlarına taşımışlardı.

Hakkımızda açılan her davada TEMİZELLER programın haklılığı ortaya çıkmış, Ege Üniversitesi hukuk müşavirliğinin her davada mahkemeden yedikleri tokadın sayısını hatırlamıyoruz. Her seferinde adalet tecelli ederek tam tamına 12 yıldır takip ettiğimiz Ege Üniversitesi dosyalarından, hakkımızda yapılan yüzlerce şikâyetten, açılan onlarca davadan bir tane bile ceza almadan, işimizi tam anlamıyla hakkını vererek ve açılan davalardan alnımızın akıyla çıktık.

(eğer hukuk müşavirliği kayıt tutuyorsa 2009 yılından bu yana bize açılan dava sonuçlarına bakabilirler)

Hakikaten aklıma gelmişken sorayım Avukat Reyhan hanım;

Temizeller programının  ortaya çıkardığı ve üniversiteyi geçmiş yıllardan beri yaptığı haberler ile milyonluk peşkeşlerden kurtaran Temizeller, yine Toplumsal hafıza olsun diye bir CD den bahsedecek….

Hani Ege üniversitesi hastanesi içerisinde üst düzey yönetici olan N.K ile porno film gibi cd çıkan devlet memuru hakkında ne yaptınız? Üç yıl boyunca CD’yi şantaj aracı olarak kullanan ve tüm ihaleleri alan firmalar hakkında  ne yaptınız?  

Eski Rektör Candeğer Yılmaz hanımın ve beyefendi kocası Rasih Yılmaz yaptıkları yanına kar kaldı değil mi?     ALKIŞLIYORUM SİZİİİİİİİİİİİ

Şunu da belirtmek isterim ki buna rağmen Ege Üniversitesi yetkilileri mahkeme kararına göre haksız olmalarına rağmen bir özür dileme nezaketini bile gösteremediler. Çünkü yedikleri naneleri biliyorlardı.

Refet Saygılı, Ülkü Bayındır, Candeğer Yılmaz, Beril Dedeoğlu döneminde yaptığımız ve gündeme getirdiğimiz yolsuzluk dosyaları ise işin cabası. Tabii ki de burada yaptığımız haberler ile devletin kasasından gitmesini önlediğimiz para miktarı tam tamına 200.000.000 TL’dir. ( Biz demiyoruz, TBMM Araştırma Raporu ve Sayıştay müfettişi diyor) Bu yaptığımız yayınlar TBMM araştırma raporlarına, Sayıştay müfettişlerinin denetim raporlarına, SGK müfettişlerinin raporlarına yansımakla birlikte, bizzat müfettiş eliyle de tespit edilmiştir. Yolsuzluklar da bizim haklılığımızı ortaya koyan raporlardı.

(Eğer ki unuttuysanız o günden, bu güne kadar yani 2009-2021 yıllarını tekrar mercek altına alır   ‘’toplumsal hafıza’’ adlı bir program yapar tekrar canlı yayında hafızamızı yenilemiş oluruz.)

Eski Rektör Refet Saygılı döneminden bugüne kadar devletin, milletin tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan paralarla yatırdıkları mahkeme harçları ile bizi mahkemelere verdiler. Verdiler vermesine ama sonuç hepinizin bildiği gibi koskocaman SIFIR.

(Peki, bu kamu zararı oluşturmaz mı?)

Oysaki beraat ettiğimiz onlarca davadan sonra sizlere yani temsil ettiğiniz kurum olan Ege üniversitesine hakkımız olmasına karşın hiçbir şekilde tazminat davasını kazanacağımızı bildiğimiz halde dava açmadık, Çünkü biz devletini milletini düşünen vatansever insanlarız buda aklınızın bir köşesinde kalsın sadece hatırlatmak istedim.

Peki, bazılarınızın ‘’Ne yapsalardı, yani mahkemeye verecekler tabi’’ dediğini duyuyorum.

Biz gazeteciler yazılı ve görsel basında bu iddiaları dile getirdiği zaman üniversitenin ilgili birimleri ivedilikle alarma geçip nedir bu iddialar diye kendini hiç sorgulamaz mı?

Haberi yapan gazeteci ile irtibata geçip bu iddiaların gerçeklik payı nedir ne değildir diye sorması gerekmez mi?

Yapılan hatalar veya peşkeşler var ise bunların acilen ve ivedilikle düzeltilme yoluna gidilmesi gerekmez mi?

Yapılan kasti hatalar veya peşkeşler var ise ilgililer hakkında adli makamlara suç duyuruları veya idari soruşturma yapılması gerekmez mi?

Eğer bunlar yapılmamış ise bizim aklımıza Rektör Beyi yanlış yönlendirdiğiniz veya istediğiniz kişiye disiplin soruşturması açıp istemediğiniz kişinin hırsızlıklarına göz yumulduğu anlamına gelmiyor mu?

Hadi bizim gündeme getirdiğimiz iddialar yalandı iftiraydı. Peki, Sayıştay müfettişlerinin hazırladığı 2019 denetim raporunda noktasına virgülüne kadar bizim ekranlardan söylediğimiz konular belgelenip Sayıştay müfettişi tarafından tescillenmiş olmadı mı?

Tabii ki de olduuu..

YÖK denetim kurulu tarafından açılan soruşturmalarda mı yalandı iftiraydı?

NEDEN BUGÜNE KADAR EGE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ NECDET BUDAK BEYE DOĞRU, AKILCIL, DOYURUCU BİLGİLER VERMEDİNİZ!

EĞER VERDİYSENİZ SİZE BİR SÖZÜMÜZ OLAMAZ!

ŞİMDİDE GELELİM KENDİ KONUMUZA;

Son dönemde TEMİZELLER programının ekranlardan gündeme getirdiği her haber ve yolsuzluk iddiaları belgeye dayalı ve görüntülerle sabitti. Bu haberlere karşı adli makamlara yaptığınız suç duyuruları ile ilgili Temizeller programı olarak defalarca uyarmamıza karşın Rektör Necdet Budak beyin şikâyetinin şahsi olduğu, kurumun avukatları rektör beyi temsil edemez diye söyleye söyleye dilimizde tüy bitmişti. Âmâ bu uyarılarımızda dikkate alınmadı.

İzmir’in ünlü ceza avukatlarından Kemal Balcıoğlu da mahkemede hukuki görüşünü vermiş, bu duruma TEMİZELLER lehine şiddetle itiraz etmişti.

Mahkeme avukat beyin görüşlerini dikkate alarak gerekli dosya incelemesini yaptıktan sonra karar verdi

 İŞTE O KARAR …

Ege üniversitesi hukuk müşaviri, Reyhan Demir sözümüz size!

SİZ İLETİŞİM ÖZÜRLÜ, BİLGİSİZ, TECRÜBESİZ MEMUR AVUKATSINIZ

Neden mi diyeceksiniz bakın Reyhan Hanım!

Rektörün şahsi davasında sizler kurum avukatı olarak rektör beyi temsil edemeyeceğinizi bilmeyecek kadar bilgisiz ve tecrübesizsiniz.

Gelelim iletişim konusuna, TEMİZELLER programında Ege Üniversitesi’nde yaşanan milyonluk peşkeş iddialarını gündeme getirdiğimiz zaman, hem Rektörünüzü hem de Ege Üniversitesi’nin marka değerini düşünüp, acaba bu gazetecilerin elinde ne tür belgeler var, acaba bizim gözden kaçırdığımız bir konu var mı? Biz nerede hata yaptık deyip, bir seferliğine bu gazeteciler ile irtibat kurup bir konuşalım bir hatamız var ise düzeltelim neden demediniz?

Bildiğiniz veya bilmediğiniz konu ise ‘’Basın da çıkan haberler ihbar kabul edilir’’ bunu da mı hatırlatsaydık. Kaldı ki haberlerimizde hep uyarıcı rehberlik görevimizi tam ve eksiksiz kamu adına yerine getirdiğimize inanıyoruz.

Bizim aylarca gündeme getirdiğimiz yolsuzluk iddialarına neden cevap hakkınızı kullanmadınız?

Bakın ben size bu hukuki konuda yardımcı olmak isterim;

Cevap ve düzeltme hakkı (Tekzip) nedir?Hakkınızda gazete ve dergi gibi basılı yayın organlarında şeref ve itibarınızı zedeleyen ya da gerçeği yansıtmayan yazı ya da haberlere karşı cevap ve düzeltme hakkınızı bulunmaktadır.

Cevap ve düzeltme hakkının temeli; basın araçları vasıtasıyla kişilik hakkı tehlikeye düşen veya zarara uğrayanların korunmasını sağlamaya dayanır.

Cevap ve düzeltme hakkı

Basın yoluyla hakları ihlal edilen kişilerin en fazla başvurduğu yol cevap ve düzeltme hakkıdır. Bu hak şeref ve haysiyeti ihlal ve gerçeğe aykırı yayınlara karşı kullanılabilmektedir.  Bu yolla hakkını kullanan kişi meşru müdafaa hakkına yakın bir hakla, basının toplumu doğru bilgilendirme görevine de katkı sağlamakla kendi kişisel haklarını da korumuş olur.

 

Haberin gerçek olması durumunda hakkın kullanımı: 

Cevap ve düzeltmeye sebebiyet veren yayının gerçeğe uygun, objektif haber niteliğinde olması veya başka bir kaynaktan alınması da cevap ve düzeltme hakkının doğmasına engel değildir. Haber gerçek olsa bile bunun habere yansıtılma biçimi kişinin şeref ve haysiyeti ihlal edebilecek nitelikte olabilir. Bu durumda cevap ve düzeltme hakkı kullanılabilir.

 

 

 

 

 

 

 

Cevap ve düzeltme hakkının doğumu:  

Gazete gibi süreli bir basımda yayım yapılmış olması, yayının gerçeğe aykırı veya şeref ve haysiyetinizi ihlal edilmiş olması gerekmektedir. Bu şartlar mevcutsa cevap ve düzeltme hakkınızı kullanabilirsiniz.

 

Cevap ve düzeltme hakkının kullanılması:  

Basın Kanununa göre hakkınızda yayın yapan gazete, dergi gibi basılı eserlere karşı cevap ve düzeltme hakkını kullanabilirsiniz. Cevap ve düzeltme hakkını kullanırken dikkat edilecek husus, muhatap olarak yayının sorumlu müdürüne yönelik talepte bulunulmasıdır.

 

Cevap ve düzeltme hakkının yazılı olması: 

Cevap ve düzeltme mutlaka yazılı şekilde olmalıdır. Bunun için uygulamada Noterler aracılığıyla bu işlem yapılmaktadır. Bu, ileride açılması muhtemel dava açısından ispata yönelik bir durumdur.  Cevap ve düzeltme metninde, başvuruya neden olan yayımın açıkça belirtilmesi gerekir.

 

Cevap ve düzeltme hakkının kullanılma süresi: 

Cevap ve düzeltme metni, ilgili kişi tarafından cevap ve düzeltmeye sebebiyet veren yayının yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde gönderilmelidir. Bu süre geçtikten sonra artık cevap ve düzeltme hakkından yararlanılamaz. Zira bu süre hak düşürücü bir süredir ayrıca yayını bu süre geçtikten sonra öğrenmek de durumu değiştirmez.

 

Mahkemeye müracaat:

Basın Kanununun 14. maddesine göre; ilk başvuruyu sorumlu müdüre yapmadan mahkemeye bu hakkın kullanılması için müracaatta bulunulamaz. Ancak cevap metninin yayımlanmaması halinde mahkemeye başvurma hakkı doğar. Bu başvuru mahkemeye müracaatın önkoşuludur. Hakkı ihlal edilen kişi  tarafından gönderilen cevap ve düzeltmeye ilişkin metni tebliğ alan sorumlu müdür,  düzeltmeye konu yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda aynı puntolarla ve aynı şekilde en geç üç gün içinde yayımlamak zorundadır. Tebliğ edilen cevap ve düzeltme metni yayımlanmadığı takdirde görevli ceza hakimliğine başvurulabilir.

 

Görevli ve yetkili mahkeme:

Önceki yasada bu görev Sulh Ceza Hakimliklerinde iken 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı yasanın 84. maddesi ile Sulh Ceza Mahkemeleri kapatıldığından, Asliye Ceza Hakimliği’ne geçmiştir. Yetkili hâkim ise düzeltme talep edenin bulunduğu yerdeki Asliye Ceza Hakimidir. Hâkim, kararını üç gün içinde ve duruşma yapmaksızın vermek zorundadır. Bu durumda, yayının şeref ve haysiyeti ihlal edip etmediğine hâkim tarafından karar verilecektir.

 

Cevap ve düzeltmenin yayımlanmaması suçunun cezası:

Yasada, cevap ve düzeltme metninin yayımlanmaması suçunu işleyen sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkiliye karşı ağır para cezasına hükmedileceğini belirtilmektedir. Cevap ve düzeltme metninin yayımlanmaması suçu sadece cezai sorumluluk doğurmaktadır, hukuki sorumluluğa sebebiyet vermemektedir.

Cevap ve düzeltme hakkı, basında çıkan haberlere karşı etkin, hızlı ve pratik bir yol olmakla birlikte kişiyi bu saldırılardan koruyan bir kalkan işlevi  de görmektedir.

Şimdi size haklı olarak soruyorum!

Neden bu hukuki yolu izlemediniz?

Bu kanunu bilmiyor musunuz? Yoksa bilip te Rektör Beyi aydınlatma gereği duymadınız mı? Yoksa Rektör Beye kumpas mı kurdunuz?

Eğer bu kanunu biliyor iseniz neden bu hakkınızı kullanmadınız?

Eğer bilmiyor iseniz lütfen o koltuğu acele tarafından boşaltmanız ve ivedi İSTİFA ETMENİZ gerekiyor.

-Unutmadan sormak istiyorum bugüne kadar üniversite aleyhine veya lehine açılmış kaç dava oldu, kaçını kazandınız, kaçını kaybettiniz, başarı istatistiğiniz nedir?

-Şimdilik bunlar kahvaltı. Ziyafetler arkadan geliyor diyorum.

 Size son söz olarak iki özdeyiş hatırlatmak istiyorum.

Gerçeği bilip de susanlar, gerçeği bilmeyip de söyleyenler kadar tehlikelidir.” Platon

 

"Zalimlerin çarkıcahillerin çalışmayan kafalarıyla döner. Victor Hugo"

Kaynak: Editör:
Etiketler: EGE, ÜNİVERSİTESİ, HUKUK, MÜŞAVİRLİĞİ, DÖKÜLÜYOR,
Yorumlar
Haber Yazılımı