İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Menderes Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, belediyede yapı kullanım izinleri, inşaat ruhsatları ve imar işlemleri üzerinden haksız menfaat sağlandığı iddiaları üzerine operasyon düzenlenmiş, Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Soruşturmada, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap", "resmî belgede sahtecilik", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlamaları yöneltilmişti.
Soruşturma sürerken, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'ten dikkat çeken bir hukuki adım geldi. Çiçek, yapay zekâ ve dijital montaj teknolojileri kullanılarak hazırlandığını iddia ettiği sahte WhatsApp yazışmaları nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Avukatı Atalay Aksay aracılığıyla savcılığa sunulan dilekçede, yabancı menşeli (+964) kodlu bir GSM hattı üzerinden Çiçek'in eşine ulaşıldığı, gönderilen mesajlarda ise Belediye Başkanı'nın başka bir kişiyle yaptığı izlenimi oluşturacak şekilde hazırlanmış sahte ekran görüntülerinin yer aldığı öne sürüldü.
Dilekçede, söz konusu yazışmaların tamamen kurgu olduğu, yapay zekâ ve dijital düzenleme teknikleriyle üretildiği, bu içeriklerin kamuoyunda farklı bir algı oluşturmayı amaçladığı savunuldu.
'Şantaj ve tehdit suçu işlendi' iddiası
Suç duyurusunda, şüphelinin yalnızca sahte yazışmalar göndermekle kalmadığı, aynı zamanda ekran görüntülerinin altına uzun açıklamalar ekleyerek Çiçek ve ailesini tehdit ettiği ileri sürüldü.
Dilekçeye göre mesajlarda, Belediye Başkanı'nın İstanbul ve Ankara'da farklı isimlerle otel odaları tuttuğu, çeşitli kişilerle cinsel içerikli görüntülerinin bulunduğu ve bu görüntülerin kamuoyuna servis edileceği yönünde gerçek dışı iddialar yer aldı.
Avukat Atalay Aksay, bu içeriklerin Türk Ceza Kanunu'nun 107'nci maddesinde düzenlenen şantaj suçunun tüm unsurlarını taşıdığını belirterek, müvekkilinin hem siyasi kariyerinin hem de aile hayatının hedef alındığını ifade etti.
Dilekçede ayrıca Yargıtay'ın daha önce verdiği emsal kararlara da yer verilerek, dijital ortamda şeref ve saygınlığa zarar verecek içeriklerin yayımlanacağı tehdidinin şantaj suçu kapsamında değerlendirildiği hatırlatıldı.
'İtibar suikastı yapılmaya çalışıldı'
Başvuru dilekçesinde, sahte WhatsApp konuşmalarında belediyelere yönelik operasyonlarla ilişki kurulmaya çalışıldığı, Çiçek hakkında hakaret içeren ifadeler kullanıldığı ve kamu görevlisi kimliğinin hedef alındığı öne sürüldü.
Belediye Başkanı hakkında oluşturulan içeriklerin yalnızca kişisel itibarını değil, kamu görevini de doğrudan hedef aldığı belirtilirken, bunun sistematik bir itibar suikastı niteliği taşıdığı savunuldu.
Dilekçede, Yargıtay'ın dijital içerikler üzerinden yapılan hakaret ve iftira suçlarına ilişkin kararlarına da atıf yapılarak, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülen benzer saldırıların suç teşkil ettiğine dikkat çekildi.
Kişisel verilerin hukuka aykırı kullanıldığı öne sürüldü
Suç duyurusunda, Çiçek'in eşine ait telefon numarasının hukuka aykırı yollarla temin edildiği, Belediye Başkanı'nın ismi ve siyasi kimliği kullanılarak sahte içerikler üretildiği, bunların yayılacağı yönünde tehditlerde bulunulduğu da ifade edildi.
Şüphelinin eylemlerini, kimliğini gizlemek amacıyla kullanıldığı değerlendirilen +964 751 714 73 06 numaralı yabancı bir telefon hattı üzerinden WhatsApp uygulaması aracılığıyla gerçekleştirdiği belirtilen dilekçede, hattın kullanıcı bilgilerinin, IP kayıtlarının ve sinyal verilerinin tespit edilmesi için gerekli adli işlemlerin yapılması talep edildi.
Avukat Atalay Aksay, hazırlanan sahte içeriklerin yalnızca müvekkilini değil, ailesini de hedef aldığını belirterek, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumlular hakkında gerekli cezai işlemlerin uygulanmasını istedi.