İzmir Büyükşehir Belediyesi Ocak ayı olağan meclis toplantısının üçüncü birleşimi, Meclis Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır’ın başkanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıda gündem, AK Parti Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe’nin Kemalpaşa Halilbeyli İhtisas Alanı’nı yeniden meclis gündemine taşımasıyla ısındı.
Boztepe, bölgede planlanan düzenlemelerin ciddi bir yapılaşma artışına yol açacağını belirterek, “Kemalpaşa başlığını daha önce de bu mecliste konuştuk. Yaklaşık 500 bin metrekarelik bir inşaat artışından söz ediyorum. Bunun üzerine çok sayıda kişi beni aradı ve ‘emsal artışından bahsediyorsun’ dedi. Ancak bu artış, yaklaşık 100 kapalı futbol sahası büyüklüğünde bir inşaat alanı anlamına geliyor. Buradan çok ciddi değer artışları doğacaktır. İlçe belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu artıştan önemli paylar alacaktır. Bürokratların sorumlu tutulması doğru değildir. Son sözü bu meclis söyleyecektir. Burada ciddi bir artış söz konusudur ve yapılan işlemin hukuki olmadığını düşünüyorum. İmar ve diğer komisyonlarda görev yapan arkadaşlarımızın, hem Cemil Tugay’ı hem de 184 meclis üyesini dikkate alarak karar vermesi gerekir” ifadelerini kullandı.
ÇEŞME NEDEN İMARA AÇILIYOR?
Boztepe’nin sözlerine CHP’li Nilüfer Bakoğlu Aşık yanıt verdi. Aşık, Çeşme üzerinden değerlendirmelerde bulunarak, “Çeşme’de Ayoyorgi gibi son derece hassas ve özel alanlar bakanlık eliyle imara açılıyor. Bu konuda da aynı hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz. En güzel bölgeler rezerv alan ilan ediliyor, ardından bu alanlarda villa yapılacağı konuşuluyor. Biz Kemalpaşa konusunu sürekli tartışıyoruz ancak henüz komisyonda ayrıntılı bir değerlendirme yapmış değiliz. Eğer uygun bulursak, gerekçeleriyle birlikte bunu kamuoyuna açıklarız. Kendisine ricam, Çeşme’de hangi alanların hangi gerekçelerle imara açıldığını da açıklamasıdır” dedi.
KEMALPAŞA PLANINDA DEĞER ARTIŞI TARTIŞMASI
AK Partili Boztepe, eleştirilere Foça örneğini hatırlatarak yanıt verdi. Boztepe, “Foça’da Ekoköy olarak bilinen bir proje vardı. Yaklaşık 510 bin metrekarelik alanda, herhangi bir bakanlık izni olmaksızın, yalnızca belediye ruhsatı ile işlem yapıldı. Biz plansız alan oluşmasını istemiyoruz. Çeşme’de yapılanlar planlıdır. Benim itirazım Kemalpaşa’daki uygulamayadır. Nilüfer Hanım ‘görüşmedik’ diyor ancak binlik planlar konuşuldu, 5 binlik planlar henüz ele alınmadı. İnsanların gözünün içine baka baka eksik bilgi verilmemeli. Biz plana karşı değiliz. Planlar 30 ay boyunca bekletiliyor, ardından Kemalpaşa’ya ‘acilen gönderin’ yazısı yazılıyor. Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorum. Meclisten 5 binliği geçirdik, 25 binlik plan Aziz Kocaoğlu döneminde onaylandı. Rezerv alan uygulaması doğrudur, yüzde 30’luk pay devlete gider. Burada yanlış olan nedir? Bu yüzde 30 birilerinin cebine gitmesin. Peki Kemalpaşa Belediyesi’nin ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin burada somut olarak ne kazancı var?” diye konuştu.
Nilüfer Bakoğlu Aşık ise plan ile parselasyon planının farklı kavramlar olduğuna dikkat çekerek, “Plan başka, parselasyon planı başkadır. Kemalpaşa’yı yerinde gördük ancak henüz bir karar almış değiliz. Bir kez inceledik, incelemeye devam edeceğiz. Mecliste de gerekli açıklamaları yapacağız. Ayoyorgi imarsız bir alandır ve bu alana ilişkin yürütmeyi durdurma kararları vardır. Bu kararlara rağmen hafriyat yapılmıştır. Benim kimseye yalan borcum yok. Bu yapılan doğru bir algı yönetimi değildir” ifadelerini kullandı.
“TOKİ’YE DAVA AÇAN BİR ANLAYIŞ VAR”
Tartışmaya AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız da dâhil oldu. Yıldız, mülkiyet ve planlama süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Bir yerde mülkiyet hakkı varsa, imar hakkının da verilmesi gerekir. Bu büyük oranlar olmak zorunda değildir; bazen yüzde 0,5 bile yeterlidir. İzmir’de yıllardır planlar yapılıyor ancak askıda bırakılıyor, uygulamaya geçirilmiyor. Pazartesi günü gündeme getirilen bir alanın salı günü komisyonda görüşülmesi ve ortada 5 binlik plan yokken bu hızlandırma yöntemleri kamuoyunda algı sorununa yol açıyor. Re’sen plan yapmak yerine mülkiyet sahiplerinin talebiyle süreç yürütülürse belediyeler de değer artışından ciddi gelir elde eder. Geçmişte TOKİ’nin yaptığı planlara dava açan bir anlayış vardı. Bugün ise ‘TOKİ’ye arsa üretelim, dönüşümün önü açılsın’ deniliyor. Şeffaf ve iyi niyetli her süreç çözüm üretir” dedi.
Meclis Başkan Vekili Levent Yıldır ise CHP grubunun yapılan uyarıları dikkate aldığını belirterek, “Herhangi bir önyargılı yaklaşımımız olmadı, bundan sonra da olmayacaktır. Bundan sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve meclisin sorumluluğundadır” ifadelerini kullandı.
Yıldız, yanıtında “Biz küslük üzerinden konuşmuyoruz. Merkezi hükümetin suçlandığı noktalar var. Açık çağrımı tekrar ediyorum: İzBB dönüşüm için arsa üretsin, TOKİ de İzmir’in dönüşümüne katkı versin. Ortaya koyduğumuz çabanın doğru yansıtılmamasına tepki gösteriyoruz” dedi.
CHP’DEN “OY BİRLİĞİ” AÇIKLAMASI
CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, AK Parti grubuna yanıtında, “Oy birliğiyle alınan kararları hiçbir zaman değersiz görmedik. Konuşmalarımdan böyle bir anlam çıkmaz. İzmir’in ve İzmirlilerin yararına olan her karar kıymetlidir. Ancak siyaset doğru ifadelerle yapılmalıdır. Bir önceki mecliste yaşanan bir tartışmayı gerekçe göstererek, bugün İzmir’in lehine olan bir karara oy çokluğu vermek doğru bir siyasi tutum değildir” dedi.
Levent Yıldır, Opera Binası projesine ilişkin yazışmaların tüm proje için yapıldığını, daha sonra birinci ve ikinci etaplara ilişkin ayrı yazılar yazıldığını belirterek, birinci etap için yanıt alındığını, ikinci etap için ise olumlu dönüş beklendiğini aktardı.
MECLİSTE “İLETİŞİM VE ÜSLUP” POLEMİĞİ
AK Partili Dilaver Kişili’nin “Burada bir iletişim problemi var” sözleri üzerine Levent Yıldır, “İletişim problemi varsa bunun ne olduğunu bilmek isterim” dedi. Kişili’nin “Sizde kibir siyaseti var” ifadelerine tepki gösteren Yıldır, kavramların dikkatli kullanılmasını istedi.
Kişili ise AK Parti kadrolarının İzmir’in sorunlarının çözümü için var olmaya devam edeceğini belirterek, yapılan çalışmaların farklı yorumlanmaması gerektiğini söyledi.
CHP’Lİ SAATLI’DAN REZERV ALAN TEPKİSİ
CHP’li Onur Saatlı da söz alarak, “Biz Çeşmeliler olarak rezerv alanların imara açılmasını kabul etmiyoruz. Dünyanın en güzel koylarından biri ciddi şekilde tahrip edilmektedir” ifadelerini kullandı.
FOÇA’DAKİ EKOKÖY UYGULAMASI YENİDEN GÜNDEMDE
AK Partili Hüsnü Boztepe, Foça’daki Ekoköy alanına ilişkin olarak, ruhsatta alanın sera olarak gösterildiğini ancak fiiliyatta çok sayıda yapı yapıldığını savundu. Boztepe, Çeşme’deki uygulamaların ise planlı olduğunu ifade etti.
AKTEPE-EMREZ’DEKİ VİLLALAR TARTIŞMAYA AÇILDI
AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca da Aktepe-Emrez bölgesinde yapılan 11 villayı gündeme taşıyarak, “Eğer villa tartışılacaksa önce bu 11 villadan rahatsızlık duymamız gerekir” dedi.