GÜNDEM

BAYRAKLI BELEDİYE BAŞKANI SANDAL AÇIK VE NET KONUŞTU 'SEÇİMDE KARŞIMDA BİR YAPI OLURSA...!'

Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, Bayraklı İlçe Başkanı Pınar Susmuş ile başlayan tazminat dilekçesi ve ardından 10 ilçe üyesinin istifası ile devam eden süreci Gündeme Bakış'tan Halime Erdoğan'a anlattı.

Abone Ol

Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, Bayraklı İlçe Başkanı Pınar Susmuş ile başlayan tazminat dilekçesi ve ardından 10 ilçe üyesinin istifası ile devam eden süreci Gündeme Bakış'tan Halime Erdoğan'a anlattı. elediye Başkanı Serdar Sandal, İlçe Başkanı Pınar Susmuş’un, belediyeye verdiği tazminat talebi dilekçesi ile başlayarak 10 yöneticinin istifasına varan sürece ilişkin GÜNDEME BAKIŞ’a özel açıklamalarda bulundu. CHP İzmir İl Başkanlığı’nın bu günlerde üzerinde çalıştığı kayyum heyet için de önemli mesajlar veren Sandal, “Burada bir polemiğe girmeye gerek yok. Sonuç itibariyle Cumhuriyet Halk partisi 100 yıllık bir çınar, bir kurum. Örgütlerimizin asli görevi partiyi büyütmek, daha önemlisi Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki Sayın Genel Başkanımızdan sonra yapılan devrimlerden bir tanesi, partinin ana muhalefet ekseninden toplumsal muhalefet eksenine geçişidir. Partiyi 25’ten 27’ye - 30’a çıkarmanın dışında 50 artı 1’i hedefleyen bir strateji izleniyor. Bu ne demek; toplumun tamamıyla barışılacak. Toplumun bütün kesimleriyle barışacağız, toplumun bütün dertlerini çözmek bizim asli görevimizdir. İkinci devrin ikinci yüzyıla çağrı beyanıdır. Yeniden devletin raylarını oturtmakla ilgili, parlamenter sisteme geçişle ilgili, yeni yüzyıla çağrıyla ilgili net şeyler söylüyoruz. Bütün örgütün, bütün partinin, bu 2 eksende hareket etmeleri tüzük gereğidir ve zorunludur. Bu ana kavgayı bir tarafa bırakıp parti içi tartışmalarla süreci götürmek doğru değil” dedi.

“ÇARPITMANIN ANLAMI YOK!”

Pınar Susmuş’un sürece ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, kendisine yönelik ithamların hatırlatılması üzerine konuşan Başkan Sandal, “Gazeteciler bana konuyla ilgili görüşümü sordu, ‘Bu bizim dışımızda bir iş’ dedim. Buradan bir cümle çıkmış, ‘Başkan örgüte sinyal verdi’ diye… ‘Ben bilmem örgütün işi bu’ dedim ben, tek cümleyi alınıp farklı yere çekilmek isteniyor. Ben bu meselenin dışındayım, Bayraklı örgütünün bir tasarrufu, buna bütün boyutlarıyla örgüt karar verir, ilçesi ve il karar verir. Ben belediye başkanı olarak bu işin içinde olmam, yoktum da… Ben meclisteyken haberdar oldum. Ankara ziyaretimdeyken, Pınar Hanımla da konuştum yani basına söyledikleri doğru Pınar Hanım’ın. ‘Ben başkanımla konuştum, çok ciddiye alma, sükûnetini koru, açıklama yapma’ ifadeleri var ya, bunlar doğru. Bana bu dilekçenin, hukuki süreçlerle ilgili bir dayanak olduğunu, kesinlikle belediyeyi dava etmediğini söyledi. Ben de, ‘Dilekçenin nasıl çıktığı kurum içi bir şeyse biz bunu kesinlikle arar buluruz’ dedim. Söylediğim şey bu, bunu da çarpıtmanın bir anlamı yok” açıklamasında bulundu.

“DİLEKÇE BELEDİYEDEN DEĞİL PINAR HANIMDAN SIZMIŞ”

Susmuş tarafından belediyeye verilen ve basına sızan dilekçeye yönelik araştırma yaptıklarını kaydeden Başkan Serdar Sandal, “Dilekçenin sızma gerekçesi bizim araştırmalarımıza göre whatsapp. Belediyenin kendi işleyişinde değil, Pınar Hanımın kendi whatsappından birine attığı şey, gazetecinin eline geçiyor, belediyeden çıkmıyor. Biz sükûnet çağrımızı dile getirirken, o basın kuruluşuyla ilgili başka bir açıklama yapılmış. Basın etiği gibi… Onun üzerine arkadaş, olayı biraz da köpürtmüş, büyütmüş, içinden çıkılmaz bir hal aldı mesele” dedi.

“ARKADAŞIN ÖRGÜTÜYLE BARIŞABİLMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK”

CHP İlçe Başkanı tarafında böyle bir dilekçenin altına imza atılmasını doğru bulmadığını belirten Serdar Sandal, “Pınar Hanımla konuşurken ve evrakı okuduğumda hissettiğim şey aynı değil. Ben Pınar Hanımla o konuşmayı yaparken evraktan habersizim. Kendi kurumunuzla ilgili hukuki bir işlemse, kendi daha iyi biliyordur hukukçu, bunun bir çizgisi olur. Siz belediyenizi bütün yükümlülüklerin altına sokarak belediyenizi bugüne kadar bütün siyasi partilerin eleştirmediği şekilde resmi bir evrakla kendi belediyenize böyle bir çağrıda ya da talepte bulunursanız bu da çok doğru bir işlem değil, çok masumane de değil” dedi. “Evrakı okuduğunuzda ne hissettiniz” sorusunu yanıtlayan Sandal, Yanlış yaptığını, doğru bir işlem yapmadığını hissettim. Vatandaş böyle bir talepte bulunabilir ama bir ilçe başkanının kendi belediyesiyle ilgili böyle bir evrakın altına imza atması doğru bir işlem değil. Kaldı ki zaten bu talep yaklaşık 1.5 aydır il tarafından değerlendirilen bir süreç, sadece bugünlük değil bu rahatsızlık. Biz bu arkadaşımızın örgütüyle barışabilmesi için de elimizden geleni yaptık. Yapılmayan toplantıların yapılmasıyla da ilgili üstümüze düşeni yaptık, tarafları da bir araya getirdik. Taraflara da söyledik, niyetimizi de söyledik, ilçe yönetim kuruluna gidip dertlerimizi de söyledik. Bunu söylerken altını çizdiğim, o toplumsal muhalefetle ilgili… Biz bugün gidip Milliyetçi Hareket Partili, Adalet ve Kalkınma Partili vatandaşlarımızdan oy istiyoruz, tarafsız vatandaşımızdan oy istiyoruz. Kendi arkadaşlarımızla ilgili derdimiz ne, paylaşamadığımız ne? Örgütün görevi; belediye başkanının işini doğru yapıyorsa, işler düzene giriyorsa, partiyi temsil ediyorsa, partili kimliğinden ödün vermiyorsa, bir şeyler de yapıyorsa görevinizin bu çalışmaları siyasallaştırmak. Belediyenin üstüne düşen; örgütle kol kola gidebilmek” çıkışında bulundu.

“ACAYİP ELEŞTİRİLER OLABİLİR AMA KAVGA İSTEMİYORUM”

“Serdar Sandal ve Pınar Susmuş’un yıldızı bir türlü barışmadı” söylemlerini değerlendiren Başkan Sandal, “Böyle bir şey yok. Benim mizacımda ne birine bir kinim ne de birine bir sevdam var. Ben partili bir adamım, ben rozetini çıkarmamış bir belediye başkanıyım. Ben bugün partili olmadım, ben bu ilçenin kuruluşunda yer almış bir siyasetçiyim. 2 dönem SHP, 3 dönem Cumhuriyet Halk Partisi’nde görev yapmış bir partiliyim. Bizim görev yaptığımız dönemleri, nerelerde çalıştığımızı herkes bilir. Ben genel seçimlerin tamamında kendi ilim dışında hiç kimsenin çalışmaya cesaret edemediği bölgelere çalışmaya gittim. Ben Genel Başkanın seçim bildirgesindeki platformlarla ilgili akademisyenler toplantılarının yönetiminde olan bir arkadaşınızım. Ben bu partinin her aşamasında görev yapmışım, parti benim ailem, partinin zarar görmesini istemem. Birçok arkadaşımız aynı aidiyeti hissetmeyebilir. Bizim bu aidiyeti hissetmemizden kaynaklı akıllarına geleni söyleyebilirler. Acayip eleştirilerde bulunabilirler, biz fincancı dükkanının sahibiyiz. Kavga istemiyoruz, örgütümüzün zarar görmesini istemiyoruz” dedi.

“İL ÖRGÜTÜ TARAFINDAN BİTİRİLECEKTİ”

Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, CHP’nin dinamik bir parti olduğuna dikkat çekerek, “Bu ilk ve son değil, Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk defa Bayraklı’da olan bir işlem değil. Türkiye’nin 4 bir tarafında olan bir şey, bu zaten partinin dinamik yapısından kaynaklı bir işlem, partiyi ayakta tutan bir işlem. Ben bu 10 arkadaşımızın hiç birisiyle görüşmedim. Hatta 10 arkadaşımızın art niyetli olarak değil farklı bir algıya neden olmasın diye telefonlarına bile bakmadım” ifadelerini kullandı. 10 yönetici Serdar Sandal’la irtibatlı olarak istifa ettiler iddialarının kesinlikle gerçeği yansıtmadığını aktaran Sandal, “Mesele zaten ilgili kurullar tarafından değerlendiriliyordu. İlçenin aktif olarak görevlerini yerine getirip getirmediği ile ilgili örgütümüz, il örgütümüz, farklı kurullar zaten bir gözetim yapıyordu. Belki de bu süreç bu arkadaşlarımız istifa etmeseydi il örgütü tarafından bitirilecekti” açıklamasında bulundu.

“ROZETİNİ ÇIKARMAMIŞ BİR BELEDİYE BAŞKANIYIM”

Konuya ilişkin İl Başkanı Deniz Yücel’le istişare edip etmediği sorulan Sandal, “Ben partili bir il başkanıyım. Altını çizerek söylüyorum, rozetini çıkarmamış partili bir belediye başkanıyım, örgütün dışında adım atmam ben. Ne il örgütümün ne genel merkezimin, dışında herhangi bir adım atmam” diye konuştu.

“İKİNCİ YÜZYIL BEYANNAMESİNİ ÖZÜMSEMİŞ BİRİ OLMALI”

Atanacak kayyum heyetin nasıl olması gerektiği sorusunu yanıtlayan Sandal, “Siyaset hep bir ve hep beraber. Mesela bizim bu konuştuğumuz meseleyle kaç kişi ilgilenir? Bu konu 50 tane arkadaşımızla sınırlı, onun dışında da delegeleri ilgilendiren bir mesele. Çok abartmanın bir anlamı yok. Kayyuma kim gelecek; uzun boylu mu, kısa boylu mu olsun, herkesi kucaklasın mı, ona sarılsın mı? Bunlar siyasetin garip yanlarından bir tanesi. Nasıl olacak biliyor musunuz? İkinci yüzyıl beyannamesini özümsemiş, toplumsal muhalefetin ne demek olduğunu bilen, hem kendi örgütüne liderlik edecek, bununla birlikte bileşenlerle beraber, Saadet Partisi ile, İYİ Parti ile, Demokrat Parti ile nasıl yol yürüyebileceğini belirleyen, bugüne kadar bize oy vermemiş yurttaşlarla ilgili, esnafla ilgili, işsizlerle, gençler ve kadınlarla ilgili projeler üretebilecek bir insana ihtiyacımız var bizim. Bunun dışındaki her şey yalan” dedi. Levent Ölçer ismi sorulan Sandal, “Levent Ölçer ismi konuşulabilir, partili bir arkadaşımız, ilçe başkanlığı yapmış. Bu konuda bir şey söyleme yetkim yok. Örgüte bıraktım” ifadelerini kullandı.

“MEŞRU MÜDAFAA HAKKIDIR”

Başkan Serdar Sandal, örgütün belediyenin karşısında bir yapı olarak ortaya çıkarmanın hedeflenmediği takdirde, kayyum heyet belirlenme sürecine dahil olmayacağını kaydederek, “Söylediğim ölçekte partinin büyümesi, gelişmesi dışında biz örgütü belediye başkanının karşısında konumlanacak bir yapı istiyoruz dediklerinde seçimde tavrımızı alırız, onun dışında karışmayız. Bu da hukuken meşru müdafaa hakkıdır” açıklamasında bulundu.

“BENİM SİYASİ KAYGIM, KORKUM YOK”

Sandal, yapılacak kongrede Pınar Susmuş’un yeniden aday olabileceğinin hatırlatılması üzerine ise, “Kendi takdiri, benim kimseye aday olursun - olamazsın gibi bir tutumum yok. İzmir’de meclis üyesi yazarken ilk 10 meclis üyesinin arasına 8 kadını yazan benim, aday olmuş bütün arkadaşları meclise davet eden de benim, biz aday adayı iken karşımıza aday olmuş arkadaşları da meclise yazdım ben. Hatta Büyükşehir’e yazdım arkadaşlarımızı. Benim siyasi bir kaygım, korkum yok. Kim olursa olsun, kim yaparsa yapsın. Bizim belediye başkanı olarak varlık sebebimiz, kamusal vicdandır, yaptığımız işlerdir, ortaya koyduğumuz performanstır. Vatandaşın derdine tasasına yaklaşımımızdır” dedi.