İZMİR

Bakanlık Onayı Yok, İmza Yok Ama Lansman Var! Karabağlar'da Neler Oluyor?

İZMİR'DE BELEDİYELERDE YOLSUZLUK VE LİYAKATSİZLİK TARTIŞMASI: "BU BECERİKSİZLİĞİN BEDELİNİ BİZ ÖDÜYORUZ"

Loading...

> İzmir

Abone Ol

İzmir yerel medyasında yankı uyandıran Gündemin Nabzı programında, Moderatör Mustafa Tübcel, Ceza Hukukçusu Av. Murad İdikurt , Gazeteci Ezgi Yeşil ve Köşe Yazarı Önder Şengüler, İzmir’deki ilçe belediyelerinde yaşanan yolsuzluk iddialarını, liyakat sorunlarını ve mülkiye müfettişlerinin incelemelerini sert bir dille masaya yatırdı.

Programda özellikle Karabağlar Belediyesi’ndeki usulsüzlük iddiaları, kentsel dönüşüm krizleri ve belediye başkanlarının meclis toplantılarındaki agresif tavırları öne çıktı.

Karabağlar Belediyesi'nde Müfettiş İncelemesi ve Yurt Dışı Seyahatleri Gündemde

Programın açılışında Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnan Kınay’ın son dönemde ilçede bulunmaması ve sık sık yurt dışına gitmesi eleştirildi.

Gazeteci Mustafa Tübcel, Karabağlar Belediye Başkanı için şu ifadeleri kullandı:

"Karabağlar'da son zamanlarda çok fazla durmuyor Karabağlar Belediye Başkanı. Neden bilmiyorum. Bornova'dan adaydı normalde ama Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi Karabağlar'ı uygun görmüş sayın başkan için. O da girdi seçime, kazandı. Ama son dönemde Karabağlar'da durmuyor...

Helil İnan Kınay, Karabağlar belediye başkanı, sürekli bir yurt dışı. Şimdi benim aklıma şu geliyor, savcılar niye harekete geçmiyor? Çok ciddi şeyler söylüyor Fırat Eroğlu, çok. Bak ihale yolsuzluğundan, ihaleye fesattan bir başladı. İşte evrakta sahtecilikten, şuradan buradan... Olağanüstü şeyler."

Murad İdikurt ise belediye başkanının sürekli yurt dışına çıkmasını mesleki tecrübesiyle yorumlayarak şöyle dedi:

"Valla benim elimde bilgi belge yok ama mesleki tecrübemle yorumluyorum. Bu kadar operasyonların olduğu bir ortamda acaba tırnak içinde yurt dışına mı gitmeye çalışıyor?

Önder Şengüler, AK Parti Grup Başkan Vekili Fırat Eroğlu’nun muhalefetini takdir ettiğini belirterek, İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin belediyeye girdiğini açıkladı:

"Fırat Eroğlu'nu öncelikle tebrik ederim. İzmir'de en iyi muhalefet yapan meclis üyelerimizden bir tanesi AK Partili'nin. Genç yaşına rağmen çok iyi muhalefet yapıyor öncelikle. Belediye başkanını sıkıştırıyor, sinirlendiriyor. Hatta yanılmıyorsam belediye başkanlığı meclisini belediye başkan vekiline yönettiriyor, son zamanlarda yurt dışı seyahatleri çok fazla olduğu için. Bu arada Mustafa abi, 'savcılık niye harekete geçmedi?' dediğiniz zaman, İçişleri Bakanlığı müfettişleri biliyorsunuz Karabağlar Belediyesi'ne giriş yaptılar. Son 2 yılı incelemeye alıyor. Özellikle Fırat Bey'in gündeme getirdiği konularla alakalı. Şu an çok fazla ihbar varmış Karabağlar Belediyesi'yle alakalı. Bu sebeple de mülkiye müfettişleri an itibariyle Karabağlar Belediyesi'ne giriş yapmışlar, bilginiz olsun."

"Hukuki Zemini Olmayan Alanda Şov Amaçlı Lansman Yapıldı"

Mustafa Tübcel, Karabağlar'daki kentsel dönüşüm projelerinde ve ihalelerde dönen iddiaları detaylandırarak Fırat Eroğlu'nun iddialarını şu şekilde aktardı:

"Osman Aksuner Mahallesi'ndeki kentsel dönüşüm alanında bakanlık onayı, belediyenin yapıma yönelik yetki belgesi veya tamamlanmış bir imar uygulaması yok. Hukuki zemini olmayan alanda şov amaçlı lansman yapıldı. Özgür Özel'e yaptırdılar. AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya olayı nitelikli dolandırıcılık girişimi olarak belirtti. Bölgede usulsüz ruhsatlar verildiği öne sürülüyor. Belediye iştiraki olan Karabağlar Spor AŞ'nin adına kamu ihale mevzuatından muafiyeti kullanmak için inşaat ibaresi eklendi. Çaktın mevzuyu, oyunu. Spor AŞ'ye inşaat ibaresi eklenmiş. Simpaş Holding'le alakalı ihale süreci başlamadan Simpaş Holding sahaya girip, 'biz yapıyoruz' diye videolar paylaştı. Adrese teslim işin faturası Spor AŞ üzerinden belediyeye kesildiği iddiası var. Ufacık bir market için bile halkı, yani milletin parasından 4,5 milyon lira fatura kesildi. Firmalar da bağış için Spor AŞ'ye yönlendiriliyor."

Hukukçu Murad İdikurt, bu iddiaların hukuki karşılığını şu sözlerle değerlendirdi:

"Şöyle, eğer bir ihale süreci, ihale henüz sonuçlanmadan, ihale sanki herhangi bir firma tarafından kazanılmış gibi haberler yapılıyorsa ya da buna ilişkin reklamlar yapılıyorsa burada kesinlikle ihaleye fesat karıştırma suçundan bir soruşturma gerekir. Taraflar aklanır aklanmaz, ceza alır almaz o çok önemli değil ama bu tek başına bir soruşturma sebebi bence."

Ayrıca Tübcel, belediyedeki diğer usulsüzlüklere de değinerek, "Mühür fekki suçu varmış, belediye havuzu bakteriyel sebebiyle mühürlendi. Ancak yönetim mührü söküp 600 TL giriş ücretiyle insanları içeri almaya devam etti diyor. Ya bir sürü bir şey var" dedi.

Kentsel Dönüşüm ve Meclis Üyelerine Yönelik İnceleme İddiaları

Seferihisar'da oturan gazeteci Ezgi Yeşil, kentsel dönüşümün başındaki isimlerle ilgili çarpıcı iddiaları ve savcılık duyumlarını paylaştı:

"Evet, öyle söylenti vardı ama doğrulandı. Bir dönemde aynı zamanda başkan vekilliği de yapıyor. Hem meclisi de aynı şekilde yönetiyor... Çeşitli olaylar da gündemden düşmedi. Biz de birkaç haber yaptık... Bu durumda aslında Önder'in de bahsettiği gibi kesinlikle İçişleri Bakanlığı düğmeye bastı ama hangi belediyeyle ilgilensinler abi? Her yerde savcılık şu an gerçekten işleri vesairleri çok yoğun. Belediyelerdeki bu kadar yolsuzluk iddiaları, böyle soruşturmalar, işte suç örgütleri vesaire falan bu kadar gündem varken şimdi Karabağlar başlı başına bir gündem. Dolayısıyla da burayla ilgili daha geniş kapsamlı bir araştırma yapacaklar ve benim de duyumlarıma göre, tabi bu da bir iddia, CHP meclis üyelerinde de savcılık araştırılacağı duyumunu aldık. Özellikle de bu kentsel dönüşümlerden sorumlu arkadaşları da incelemeye alacaklar. Yaptıkları kaçak çalışmalarını da gündeme getirecekler. Yani bu konu başlı başına uzayacak."

"Yapay Zeka Dediler, Şifre Veli Ağbaba Çıktı"

Belediyelerin mali durumunun ve aday belirleme süreçlerinin eleştirildiği bölümde Köşe Yazarı Önder Şengüler, adaylık süreçleri arkasındaki iddialara dikkat çekti:

"Mustafa abi niye düştü? Fışkırıyor böyle, fışkırıyor artık. Ahtapot İzmir'i sarmış. Meclis üyesi 500 bin, belediye başkanı 500 bin, belediye başkanı annesi 500 bin, belediye başkanının kardeşi 500 bin... Ki zaten ben bu programda daha önce de dillendirdim. Yine İzmir'de bir soru işareti daha var. Bir 3 milyon dolar hikayesi var. Kulaktan kulağa yayılıyor. Doğru mudur, yalan mıdır bilmiyorum. Ama belediye başkanlarından çok yüksek bağışlar alındığı söyleniyor Özgür Özel döneminde CHP'nin... CHP'nin kendilerine az geliştirdiği bir yapay zeka varmış. Amerika'dan özel getirmiş CHP bunu. Onu kullanmışlar. Ama şifre Veli Ağbaba. Öyleymiş."

Ezgi Yeşil, yapay zeka söylemlerinin bir rant maskesi olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"NATO'da az önce konu geçtiğinde de bahsettiğinde yapay zekayı iyi anlamda kullanılmış. Savunma sanayimizde, kişisel verilerimizde, işte birçok sahada bu aktif olaylar geliyor ve gerçekten çok faydalı bir şey. Ama bunlar kişisel rantları için adını yapay zeka kurarak kendilerine yapay olmayan zekalarla denetlemiş bir seçilmiş adaylar var karşımızda. Ve şu anda beceriksizliğini konuşuyoruz burada. Çok üzücü bir İzmirli olarak yakışmayan bir durumun içerisindeyiz... Fatura vatandaşa kesiliyor."

"Makamın Ağırlığını Kaldıramayanlar Mecliste Agresifleşiyor"

Murad İdikurt, 2024 yerel seçimlerindeki aday belirleme stratejilerini ve belediye başkanlarının yönetim zafiyetlerini şu analizle açıkladı:

"2023 seçimlerinde seçmen tepkisini genel seçimde değil de yerel seçimde vermek istedi. O konjonktürel denge İzmir'de CHP tarihinde göremeyecek bir şey yaşadı. 28 artı büyükşehir aldı değil mi? Bunu CHP almadı. Bu da konjonktürel bir durumdu... Yeni yazılan başkan adaylarının başarısı gibi görüldü... 2 sene sonra olayın öyle olmadığı ortaya çıktı. Şimdi ne söylüyorum biliyor musun? Şunu söylüyorum ben: Makamın ağırlığını kaldıramayan insanların birçoğu Özgür Özel döneminde 2024'te başkan adayı yazıldı. Hepsi için demiyorum, çoğunluğunun böyle olduğunu düşünüyorum... Tamamen konjonktürel dengelerle insanları yazdılar. Sonra ne oldu biliyor musun? Aday olana kadar genel merkezde sayısız takla atan kimi insanlar, sonradan koltuğa oturduktan sonra işin ne kadar ciddi bir sorumluluk olduğunu fark ettiler ve dönüp aynaya bakıp dediler ki kendilerine: 'Biz bu makamın ağırlığını kaldıracak çapta değilmişiz.' Bunu da dışarıya itiraf edemeyecekleri için işte dışa vurumu nasıl oldu biliyor musunuz? İşte meclis toplantılarında insanlara bağırmakla bu davranış dışa vuruldu. Aklıselim bir insan baktığı zaman görür. Neyi görür? Der ki: 'Bu insan kaldıramıyor, kaldıramadığında kavga ediyor.' Biz avukatlar olarak söyleyeyim, mahkemelerde duruşma öncesinde ya da duruşma sonrasında hakimlerle sohbet ederiz... Hukuki bir konuda eğer yeterli olan bir hakim, avukatlarla hukuki konularda konuşmaktan hiç çekinmez ve asla agresif değildir. Ama o konuyu çok bilmeyen bir hakim genelde konuşmamayı tercih eder ya da agresifleşebilir. Biz de buradan anlıyoruz ki belediye başkanı eğer meclis oturumunda çok fazla agresifleşiyorsa; bir, mevzuat bilmiyor; iki, insan yönetmeyi bilmiyor; üç, kriz yönetmeyi bilmiyor. Zaten bilmedikleri için böyle oldu zaten."

Mustafa Tübcel de liyakatsiz yönetici atamalarını şu benzetmeyle eleştirdi:

"Hayatı boyunca vergi vermemiş, insan yönetmemiş, Murat'ın söylediği gibi kriz yönetmemiş, para yönetmemiş, vergi ve SGK sorumluluklarını bilmeyen, o kadar bütçeyi bilmeyen birini alıp milyarlık bir bütçenin başına koyarsan böyle oluyor."

Gelecek Dönem Tahminleri: 30 İlçeden Sadece Birkaçı Kalır

Programın sonunda İzmir’deki mevcut 30 ilçe belediye başkanından kaçının önümüzdeki dönem görevine devam edebileceği tartışıldı. Önder Şengüler, "Aydın Pehlivan, Menemen Belediye Başkanı, Serkan Acar. Bunlar garanti görev yaparlar. İzmir'de Cumhuriyet Halk Partisi'nde 3 tane. Toplam 5 yani" tahmininde bulundu.

Ezgi Yeşil liyakat vurgusu yaparak, "Sayı olarak bence komple bir revizyon olur... Ben Cumhuriyet Halk Partisi nezdinde konuşmam gerekirse 28'i de değişecek diye düşünüyorum... Liyakat olarak maksimum 3" dedi. Murad İdikurt da bu sayıya katılarak, "En fazla o kadar" ifadesini kullandı.

Kapanış: "Bu Beceriksizliğin Bedelini Biz Ödüyoruz"

Mustafa Tübcel, yaşanan tablodan duyduğu rahatsızlığı, "Ya yemin ediyorum ben ne dilerim biliyor musun? Bir an önce yerel seçim olsun. Ya ben kurtulmak istiyorum artık ya bazı belediye başkanlarından. Ben yoruldum artık yani" sözleriyle dile getirdi.

Programın kapanış konuşmasını yapan Murad İdikurt, durumun özetini şu sert sözlerle yaptı:

"Kısaca şunu söyleyebilirim ben: 2024 seçimleri İzmirliler özelinde Cumhuriyet Halk Partisi yönünden tamamen konjonktürel bir sonuçtur. Bu sonuçlar mevcut belediye başkanlarının birçoğunun başarısı değildir. İstisnalar tabii ki vardır. Maalesef kendi başarıları zannettiği insanlar ve o tırnak içindeki zafer sarhoşluğu süreci bu noktaya kadar getirdi. Ama işin sonunda hani ucu bize dokunmasa ve bedelini biz ödemesek hiç sorun değil İzmirliler olarak ama maalesef bu beceriksizliğin bedelini biz ödüyoruz yani."