GÜNDEM

Bakan Gürlek, Behçet Oktay'ın ailesini kabul etti

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Behçet Oktay'ın ailesiyle görüşerek dosyanın yeniden incelendiğini, olayın tüm yönleriyle araştırılacağını söyledi.

Abone Ol

Eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesini kabul eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, görüşme sırasında, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın karanlık kalmış, henüz aydınlatılmamış cinayetlerin ortaya çıkarılması için yaptığı çalışmaları hatırlatarak, "Bu konuda da özellikle ailelerimizle görüşme yapıyoruz. Çünkü sizin gözlemleriniz, ilk olay anında gördükleriniz, bilgileriniz sıcağı sıcağına çok önemli. Bu konuda toplantılara önem veriyoruz. Tekrardan başınız sağ olsun" dedi. Bakan Gürlek, olayın gerçekleştiği tarihte Oktay'ın FETÖ'nün radarında olduğunu belirterek, "O tarihlerde Sayın Müdürümüz, FETÖ’nün radarındaydı. Vazifesini yaptığı dönem, örgütün tam palazlanmaya başladığı zaman 2009 yılı" diye konuştu.

'GENELDE ORGANİZE BİR EYLEM'

Özellikle 2007-2010 arasındaki olayların çok ayrıntılı incelendiğini belirten Bakan Gürlek, "Hrant Dink, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti. Daha sonra da rahmetli Behçet Oktay'ın ölümünden dolayı bu tarihlere iyi bakıyoruz. Özellikle burada bir FETÖ'nün parmak izi çıkabilir mi? Çünkü genelde bir organize eylem olabiliyor" dedi.

'OLAYDA ŞÜPHELİ HAREKETLER VAR'

Olayda şüpheli hareketlerin olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Özellikle olay tarihindeki bir bölgesel baz istasyon çalışması yapılması gerekiyor; genişletilmiş. Telefon sinyalleri, kimler bulunuyor? Gerekirse geçmiş örnek kamera görüntüsü var mı? Kimler irtibatlı? Onlara bakmak lazım. Müdahale eden, ilk olaya müdahale eden kimler? İşte görevli polisler kimler?" diye konuştu.

'FARKLI BİR GÖZLE DOSYALARI TEKRAR İNCELİYORUZ'

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında görev yapan personelin teknik ve profesyonel olduğunu ifade ederek, "Zaten bu birimi kurma amacımızın da biz özellikle ayrı bir bakış açısıyla, ayrı bir gözle dosyada henüz aydınlatılmamış ya da ortaya çıkarılmamış teknik delilleri ortaya çıkartmak. Tabii şu an günümüz teknolojisi gelişti. Daha fazla, daha farklı yöntemlerle inceleme yöntemimiz var. Arkadaşlarımız çalışıyor. Burada daire başkanımız var. Altındaki hakimlerimiz var. Savcılarımızla, Ankara Başsavcılığımızla da irtibatta" dedi.

'2009'TAKİ TÜRKİYE ATMOSFERİNE BAKMAK LAZIM'

Bakan Gürlek, kurulduğu tarihten bugüne kadar daire çalışmaları neticesinde 27 dosyada 30 failin bulunduğunun altını çizdi. En ufak bir ayrıntıyı bile değerlendirdiklerini dile getiren Bakan Gürlek, "Ama burada özellikle o tarihteki atmosfere bakmak lazım. Rahmetlinin öldürüldüğü ya da işte intihar eyleminin gerçekleştiği tarih, 2009 tarihi. O tarihteki Türkiye atmosferine bakmak lazım. Burada kim menfaatine olacak bu eylem?" diye konuştu.

'BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ'

Bakan Gürlek, dosyayı en ince ayrıntısına kadar takip edeceklerini işaret ederek, "Özellikle biz devlet olarak yanınızdayız. Özellikle sonuna kadar bu işle mücadele edeceğiz. İnşallah burada karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi" dedi.

ŞULE OKTAY: HER İKİ ELİNDE DE BARUT OLMASI ŞÜPHE UYANDIRICI

Oktay’ın kız kardeşi Şule Oktay, dönemin Taraf ve Zaman gazetelerinin Ergenekon soruşturmaları sürecinde Behçet Oktay’ı gündeme taşıdığını ve sürekli mobbing haberleri yapıldığını ifade etti. Olay günü eve gelip yemek yemeyi planlayan Behçet Oktay’ın son anda bir yemek organizasyonuna gittiğini ifade eden Oktay, "Gece saat 3’te kapımız çaldı, 'Behçet Oktay intihar etti' diye. Saat 4’te bizim biletlerimiz alındı. Apar topar uçağa bindirildik. Birinci haftasında yeğenlerim çağırılmış ve soruşturma bitti. Dosyada hiçbir inceleme yapılmadı, bizim bilgimize dahi başvurulmadı. 2 adet cep telefonu var, bunlara yer verilmedi. Kasasının anahtarı alınmış, götürülmüş. Telefonla görüşmeler yapılmış. Dosyayı kapattılar" diye konuştu. Şule Oktay, "Ağabeyim sağ eliyle çay bile karıştırmazdı" diyerek Behçet Oktay’ın her iki elinde de barut artığı bulunduğunun kayıtlara geçirilmesinin şüphe uyandırıcı olduğunu belirtti.

BURAK OKTAY: SİLAHTAKİ MERMİLER, BABAMIN DEĞİL

Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay da silahtaki mermilerin hiçbirisinin babasına ait olmadığını dile getirerek, "Babam hep aynı mermileri kullandı. Yedek şarjör olan mermiler aynı ama silahtaki mermiler babamın mermileri değil" dedi. Oturdukları lojmandaki komşularının çoğunun daha sonra FETÖ’den firari olduğunu belirten Burak Oktay, "Mesela buna babamın korumaları da şahit. Babamı Hizbullah militanı diye dinlemeye aldırdılar. Firari Recep Güven, 'kendisini öldürttü' yorumunu yaptı" diye konuştu.