İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Nisan ayı 3’üncü birleşiminde faaliyet raporları görüşülürken, Başkan Cemil Tugay’ın AK Parti grubuna söz hakkı tanımadan oturumu kapatma talimatı vermesi tartışmaya neden oldu. AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, Cumhur İttifakı grubu adına meclis çıkışında yaptığı açıklamayla karara tepki göstererek, "Yaklaşık altı saatimizi Cemil Tugay'ın ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin iddialarını dinleyerek geçirdik. Biz, bir milyon seçmenin oyunu alarak gelmiş bir Cumhur İttifakı grubuyuz. Mecliste kalmamız, İzmirliye ve seçmenimize duyduğumuz saygının gereğiydi. Çünkü biz İzmir'de iki yıldır yapılmayanları ve biriken sorunları konuşmak istiyoruz. maalesef kendisi kartondan kahraman. Niye? Hem kürsüde "sizi dinleyeceğim" diyeceksiniz, sizi nezaketle bekleyen iki grup başkanvekili söz talep ettiğinde de yeterlilik önergesi vereceksiniz. Yedi yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan, yirmi beş yıldır bu kentte aktif siyaset yapan biri olarak, bu kadar çelişkili bir tabloyla ilk kez karşılaşıyorum. Biz İzmir'i konuşmaya hazırız. Ancak İzmir'i konuşmaktan kaçan bir belediye başkanıyla karşı karşıyayız. Kendisi kartondan kahraman.“ açıklamasında bulundu
Meclisin kapatılmasına tepki gösteren AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi meclis üyeleri meclis salonu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay'a sert sözlerle yüklenerek şu ifadeleri kullandı, "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyet raporunu görüşmek üzere toplandık. Yaklaşık altı saatimizi Cemil Tugay’ın ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iddialarını dinleyerek geçirdik. Biz, bir milyon seçmenin oyunu alarak gelmiş bir Milliyetçi Hareket Partisi grubuyuz. Mecliste kalmamız, İzmirliye ve seçmenimize duyduğumuz saygının gereğiydi. Çünkü biz İzmir’de iki yıldır yapılmayanları ve biriken sorunları konuşmak istiyoruz. Ancak Cemil Bey, teamüllere aykırı şekilde, grup başkan vekillerinin konuşmalarını beklemeden; kentin meseleleri yerine kendi iç tartışmalarını, eski ve mevcut belediye başkanlarıyla yaşadığı çekişmeleri gündeme taşıdı. Günün sonunda meclis, tartışma ve gerginlik ortamına sürüklendi. Biz yine de iyi niyetimizi koruduk. Siz de oradaydınız; arkadaşlarımız konuşmaya başladığında Cemil Bey bilinçli şekilde meclisi terk etti. Zaten konuşmasında da bunu açıkça ifade etti. Biz grup başkan vekilleri olarak sabırla bekledik. Kendisine, teamüllere uygun şekilde grup görüşlerimizi ifade edip edemeyeceğimizi sorduk. “Kürsüden dinleyeceğim” dedi ancak bu sözünün gereğini yerine getirmedi. "Meslek Fabrikası konusunda çelişkili açıklamalar yaptı. “Vakıflar bize randevu vermiyor” dedi. Oysa vakıflar bir gün önce yazılı olarak randevu vermişti ve bugün saat 10.30’da belediyenin genel sekreteri ile hukuk baş müşaviri görüşme gerçekleştirdi. Randevu verilmediği söylenirken bu görüşmeler nasıl yapıldı? Otopark kartı meselesinde, Meslek Fabrikası süreçlerinde, körfez konusunda da benzer çelişkiler devam etti."
Eğer cesareti varsa, mayıs ayında meclise gelsin...
Cemil Tugay'a hitaben sert sözlerini sürdüren Hakan Yıldız, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü, “Sayın başkan, genel sekreterimiz ve milletvekillerimiz hakkında da iddialar ortaya attı. Ben de grup başkan vekili olarak açıkça şunu söyledim: “İspatlayın, ben görevimi bırakayım; ispatlayamazsanız siz bırakacak mısınız?” Bugün bir başka iddia daha gündeme geldi. Ceyda Hanım’ın vefat eden aile ziyaretiyle ilgili konuşmasında farklı bir anlatım sundu. Oysa söz konusu ziyaret cumartesi günü, insani ve manevi yönü yüksek bir şekilde gerçekleşmiştir. Biz de bu ziyaretin ardından pazartesi günü mecliste konuyu gündeme taşıdık. Tüm bu yaşananlar karşısında açık bir çağrıda bulunuyorum: Eğer cesareti varsa, mayıs ayında meclise gelsin. Ortaya attığı tüm iddiaları belgeleriyle tek tek konuşalım. İzmir’i iki yıldır nasıl yönetemediğini, bürokrasinin kendisini nasıl hatalara sürüklediğini ve bu süreçlerin kente nasıl zarar verdiğini açıkça ortaya koyalım. Ancak maalesef kendisi kartondan kahraman. Niye? Hem kürsüde "sizi dinleyeceğim" diyeceksiniz, sizi nezaketle bekleyen iki grup başkanvekili söz talep ettiğinde de yeterlilik önergesi vereceksiniz. Yedi yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan, yirmi beş yıldır bu kentte aktif siyaset yapan biri olarak, bu kadar çelişkili bir tabloyla ilk kez karşılaşıyorum. İzmir bu yönetim anlayışıyla kan kaybediyor. Sorunların kaynağı da bu yönetim biçimidir. Yapılamayan işler gerginlik yaratıyor; geçmişle, milletvekilleriyle ve hatta kendi içlerinde yaşanan tartışmalar artıyor. Bu tablo İzmir’e yakışmıyor. Şunu da özellikle belirtmek isterim: Biz teamüllere bağlı bir grubuz. Meclis öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi grup başkan vekili ile, Milliyetçi Hareket Partisi grup başkan vekilleri ve sözcüler olarak bir toplantı yaptık. Konuşma sırası ve yöntem üzerine mutabakata vardık. Bu görüşme sırasında Cemil Tugay da odaya girdi ve bu mutabakata onay verdi. Ancak sonrasında, uzlaşılan bu sürecin uygulanmadığını gördük. Bugün gelinen noktada, kendi içinde parçalı bir görüntü veren bir CHP grubu var. Ne verilen önergelerden ne de meclis sırasından haberdar bir tablo söz konusu. Biz İzmir’i konuşmaya hazırız. Ancak İzmir’i konuşmaktan kaçan bir belediye başkanıyla karşı karşıyayız."