İZMİR

AK Partili İnan'dan CHP yönetimine ağır eleştiriler

AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, CHP'nin yerel yönetim politikalarını eleştirerek; partinin artık "çöp, çamur, çukur" söyleminin ötesine geçip hırsızlık ve rüşvetle anıldığını savundu.

Abone Ol

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, CHP’nin aday belirleme politikasını sert sözlerle eleştirdi. Şanlıurfa GAP Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Şanlıurfa İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan İnan, CHP yönetiminin tutarsız bir siyaset izlediğini savunarak, Ekrem İmamoğlu üzerinden dikkat çeken ifadeler kullandı.

İnan, konuşmasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ve CHP yönetimini hedef alarak, kamuoyunun yaşanan sürece yakından şahit olduğunu söyledi. İnan, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm İstanbul, tüm Şanlıurfa, tüm İzmir, Silivri’deki zatın yaptıklarına en yakından şahit oldu. Her şey açık, her şey net. Kimsenin kafasında bir soru işareti yok. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de artık Silivri’dekini savunacak bir taraf kalmadığını gördü.”

CHP’nin aday politikasında geri adım attığını savunan İnan, Ekrem İmamoğlu’nun önce cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edildiğini, ardından bu karardan vazgeçildiğini öne sürerek şöyle devam etti:

“Biliyorsunuz, önce bunu Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan etti, duyurdu; şimdi çark etti, geri tepti. Gördü ki bu iddialar ortadayken nasıl aday yapacağım?”

Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı üzerinden ironik bir çıkış yapan İnan, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

“Artık ne diyor? İstanbul adayımız. Ekrem İmamoğlu, düne kadar CHP’nin cumhurbaşkanı adayıydı, bugün İstanbul adayı, yarın da Beylikdüzü adayı olsun.”

Özgür Özel’in İmamoğlu’nu savunmaktan vazgeçtiğini iddia eden İnan, İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi ihtimaline de değinerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Özgür Özel de artık onu savunmaktan vazgeçti. Ha madem İstanbul’da seçimler yenilensin. O gün de gelecek. İstanbul’da elbet sandık başına gideceğiz, elbet hesaplaşacağız. Elbette senin Silivri’deki adayın millete hesap verecek.”

İnan, Ekrem İmamoğlu’na yönelik suçlamalarını daha da sertleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Silivri’de yolsuzluğun kitabını yazmış o şahıs, kimlik bilgilerini, verilerini çaldığı, çalıp casuslara sattığı İstanbullulara bir gün zaten hesabını verecek. Sabırlı ol, o gün gelecek.”

CHP’ye yönelik eleştirilerini genel bir çerçeveye taşıyan İnan, partinin artık klasik söylemlerinin ötesine geçtiğini öne sürdü:

“Biz bu CHP’ye yıllarca ne diyorduk? Üç şey; çöp, çamur, çukur. Ama artık yeni üç özellikleri daha var: Hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluk.”

Konuşmasında dış politika başlığına da yer veren İnan, CHP’nin Suriye politikasında çifte standart uyguladığını savundu. CHP’nin Esed rejimine sessiz kaldığını iddia eden İnan, şu sözlerle eleştirilerini sürdürdü:

“CHP, Suriye meselesinde çifte standart uyguluyor. Yıllarca çocukları varil bombalarıyla öldüren, kimyasal silah kullanan, Sednaya Hapishanesi’nde insanlara işkence eden Esed rejimine tek kelime edemeyenler, bugün çıkıp Şara’ya saldırıyorlar.”

İnan, Şara’nın uluslararası alanda muhatap alınan bir aktör olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Peki gerçek ne? Şara bugün sahada değil masada muhatap alınan bir aktördür. Şara, demokratik tüm devrimleri Suriye’de atan bir devlet başkanıdır.”

CHP’nin tutumunu “akıl dışı” olarak nitelendiren İnan, sözlerine şöyle devam etti:

“Esed kaçarken ‘Esed ile görüş’ diyenlerin, bugün dünyanın diplomasi merkezlerinde el sıkılan, dinlenen, muhatap alınan Şara’ya saldırması nasıl bir aymazlıktır? Akıl işi değil. Dün eli kanlı Esed’e susanlar, bugün Şara’ya neden saldırıyor? Sizi ne rahatsız etti? Esed’in zulmünün bitmesi mi? Mazlumların nefes alması mı? Türkiye’nin bölgede sözünün geçmesi mi?”

Bu yaklaşımı “vicdansızlık” olarak tanımlayan İnan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu çifte standarttır, bu vicdansızlıktır. Dün katile susup bugün muhataba saldırmak ahlaki de değildir, insani de değildir.”

Konuşmasının son bölümünde CHP’nin “toplumsal barış” başlığıyla düzenlediği toplantı ve konferanslara da değinen İnan, bu girişimleri eleştirdi. İnan, toplumsal barışın yanlış yöntemlerle inşa edilemeyeceğini belirterek şöyle konuştu:

“Son günlerde ‘toplumsal barış’ adı altında CHP tarafından düzenlenen konferanslar, toplantılar ve bildiriler görüyoruz. Şunu çok net söyleyeyim; toplumsal barış devleti hedef alarak kurulmaz, milleti suçlayarak kurulmaz, şiddetin dilini meşrulaştırarak kurulmaz.”

Toplumsal barışın ortak değerler üzerinden inşa edileceğini vurgulayan İnan, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Toplumsal barış; aynı sofraya oturanların, aynı ezanı dinleyenlerin, aynı kaderi paylaşanların birbirini anlamasıyla olur. Ama siz ne yapıyorsunuz? Düzen bozan ne kadar yapı varsa onların diliyle konuşuyorsunuz. Bu yaptığınız toplumsal barış değil; en iyi yaptığınız iş olan toplumu daha da ayrıştırmaktır.”